5 Mart 2015 Perşembe

Suskun Kelimeler Lügati

              Suskun Kelimeler Lügati’nda dile gelen mısralar

Dile gelmez ise kelimeler suskun kalmaya mahkûm olur. Onlardır mısralara dizildiğinde anlam bulan. Onlardır söylemek isteyip de söyleyemediklerimizi dillendiren. İşte, kelimelere bu misyonu yükleyen kalemlerden biri. İçimizden biri Bilal Tırnakçı.

 ‘Suskun Kelimeler Lügati’ 1 şiir kitabı, 2012 de Be yayınlarından çıkartılıp kitaplıklarımıza sunulmuş bir eser. Eser, Bilal Tırnakçı’nın yüz seçme şiirini içeren, 113 sayfadan oluşturulmuş ve edebiyat dünyamıza kazandırılmış güzel bir çalışma.

            Şairin, Be şiirinde ki şu dizelere kulak verelim;

‘kara kara bulutlara tövbe
her şeye yeniden başlayalım Allah’ım
besmeleye yeniden be ile’  2
diyerek besmele ile açılışı yapması anlamlı ve güzel olmuş.

Şair, Be ile besmeleyi, Be ile Buruciye Edebiyatını ve Be ile Be yayınevini çağrıştırarak okuru üç koldan sarmış durumda. Ayrıca;
Açsan gireceksin, bir “be” gerek/ baksan göreceksin “vav”
diyerek Arapçadaki “be” harfini de içine alarak, güzel bir çalışma sunmuş bizlere.

 Gelenekçi şiir anlayışından beslendiğini ve çalışmaların altyapısını manevi duyarlılıklarının oluşturduğunu görüyoruz şairin şiirlerinde. Birçok çalışmasında, İslami temaların en güzel örneklerini işlemiştir mısralarına buram buram.

 “bir vav’ın karnındayım iki büklüm

vav kanımda susuyor uzun uzun”  3

 mısrasındaki gibi yada;

“hu çekerek, aşk diyerek, sabır çekerek / değil mi ki bize bir damla huzur gerek ”

 ‘Taştan Kalp’  şiirinde ki dizelerde şair;

 “üzülmeyeceksin taş kesilseydin/ ya Uhud dağının bağrında bir taş/ ya da Filistinli çocuğun parmaklarına arkadaş” 4  mısralarıyla- acıya, zulme başkaldırısını en açık haliyle dile getirmiş.

“Gazze” şiirinde de;

 “Ben bir çocuğum ellerim Gazze / Sağım, solum önüm arkam ölüm”  5  diyerek sadece Filistin değil, Orta Doğu coğrafyasında yaşanan zulümlere olan isyanını akıtmıştır kaleminden.

Susmak bazı durumlarda elzemdir aslında.  Bazen de karşı tarafa verilebilecek en güzel cevaptır. ‘Susmak’  şiirinde şair;

 “söz boğazımıza düğüm düğüm dürülmüştü/ bir er mektubu gibi sükûtumuz görülmüştü/ acıdan dağa çığ düşer gibi örülmüştü” 6 diyerek istek dışı yaptırılan bir eylemden yani sükûttan bahsetmektedir.

‘susacaktık hepten, söz dilimize dürülmüştü/ cümleler kefenlenip yüreğimize gömülmüştü’  mısralarında da içten içe yaşanan itirazı, acıyı hissetmekteyiz.

Bir başka örnek;

‘ İncinmişti sükût/ sakızla aynı ağzı paylaşmaktan’  diyerek sükût’un düş kırıklığını dile getirmiştir dizelerinde.

‘Boş plak’ şiirinde de aynı konuya değinilmiştir;

‘eş anlamlı bir susmadır bizimkisi/ sen susma dersin ben susma/ konuşacak kelime mi kaldı hoş’
Ölümler, zulümler, incinmeler, acılar derken bazen de şairin şakağına yani mısralara yorgunluk düşer ister istemez.

 ‘yoruldum koşmaktan konuşmaktan/ yağmura bırakıp sözü, susacağım’ satırları bize yansıyanlar.

Şiirlerinde ciddi anlamda birçok konuya değinirken şair, bazen de yüzümüzde tebessüm bırakan dizelerle de karşımıza çıkmaktadır. Şöyle ki;

‘Çocuktuk şehre bir film gelecek diye/  umutlandırıldık/ ve bir gün büyüdük/ ve o gün şehre bir film geldi/ o gün işimiz vardı izleyemedik…’ 7
Şiir kitabının arka kapağında şair;

“şairim
     harfleri çatmaktır işim
şairim

     harflere çatmaktır işim” diyerek güzel aynı zamanda vurgulu bir şekilde özetlemiş amacını ve misyonunu. Şair, duyarlıdır ama aynı zamanda doğru bildiği birçok şey için, çekinmeden mücadele verebilmelidir. Şairin harflere çatmaktaki gayesi bundan olsa gerek.

      Çalışmanın sonunda şair, elinden kalemi bıraktığında kelimelerin yeniden suskunlaşacağını dile getirerek noktayı koyar.

“şair gider, adımları demirden dağlar gibidir

 ardından susan kelimeler, gizlice ağlar gibidir”   8


1  TIRNAKÇI  Bilal, Suskun Kelimeler Lügati, be yayınları, 2012, Sivas
2  Be, S. 3
3  Suskun Kelimeler Lügati, S. 11
4 Taştan Kalp, S. 36
5 Gazze, S.99
6 Susmak, S. 39
7 Bir Şehre Film Gelir, S.54
8  S. 113


Vildan Poyraz Coşkun
01.05.2013
Yazı No: 29

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder